Küçük Prens - Antoine de Saint-Exupéry
| Küçük Prens Antoine de Saint-Exupéry |
Site kullanıcılarının isteği üzerine eklenmiştir, iyi çalışmalar dileriz.
Birinci Özet :Yazar, ‘Küçük Prens’e uçağıyla mecburi iniş yapmış olduğu bir çölde rastladığını anlatarak başlar. Onun kendisinden hemen bir koyun resmi çizmesini istediğini ekler. Ama Küçük Prens Saint-Exupery’nin karaladığı eskizlerden hiçbirini beğenmez. Motorunu tamir etmek telaşında olan Fransız pilot nihayet bir sandık resmeder ve hayvanın bunun içinde olduğunu söyler. Bedeni görünmeyen sanal koyun tam Küçük Prens’in arzuladığı gibidir.
Daha sonra Küçük Prens’in kendi gezegeninin, gezdiği diğer gezegenlerin ve gülünün hikâyesini okuruz.
Oktay Usta Kitapları : Lezzet Yolculuğu + Mutfak Sırları + Oktay Usta İle Çay Saati
Oktay Usta’dan mutfaktakilerin hayatını kolaylaştıracak, zaman kazandıracak, yemeklerinizin lezzetini artıracak özel ve pratik bilgiler…
Hamur İşleri, Sütlü Tatlılar, Kremalar, Kekler, Salatalar, Pastalar, Kurabiyeler, Hamur Tatlıları, Börekler
|
|
|
|
İhaneti Gördüm - Erdal Sarızeybek
| İhaneti Gördüm Erdal Sarızeybek |
Türk yakın tarihini anlamak için o dönemi yaşayanların anılarını objektif bir şekilde yazmaları gerekir. Askerler, siyasiler, üst düzey bürokratlar başından geçenleri genç kuşaklara aktarırsa gelecekteki yaşanması muhtemel sorunların önüne geçebilir.
Ülkemizde başından geçenleri objektif bir şekilde anlatan ve yazanlardan biri de emekli albay Erdal Sarızeybek’tir. Bir önceki kitabı Ya Gazi Paşa duyarsa ile tüm şimşekleri üzerine çeken ve yazılamayanları yazan Sarızeybek bu kez ihaneti sorguluyor.
PKK terör örgütünün 1980′lerden günümüze kadar sarmaşık gibi nasıl boy attığını ve ona bilmeden de olsa yardım eden siyasi, askeri tüm yetkilileri mercek altına alıyor. Turgut Özal’dan Tayyip Erdoğan’a askeri bürokrasiden diğer yetkililere bu sürece dahil olmuş herkes Sarızeybek’in kaleminden nasibini alıyor.
Tarihi Değiştiren Askerler - Ali Çimen
| Tarihi Değiştiren Askerler Ali Çimen |
Kimileri ulvi olduğuna inandıkları amaçlar için silaha sarıldı, Halid Bin Velid, Sultan Selahaddin ve Fatih Sultan Mehmet gibi..
Kimileri dünyayı fethe çıktı, Cengiz Han, Atilla, Napolyon ve Hitler gibi..
Kimileri dünyayı, kendisine fethe çıkanlardan kurtarmak için cepheye koştu, Patton ve Eisenhower gibi…
Kimileriyse yeni bir dünya kurmaya soyundu, Büyük İskender, Sezar ve Atatürk gibi…
Kanun aşığı Sultan Süleyman’dan sıcak denizler hülyasıyla yanıp tutuşan Çar Büyü Petro’ya kızıl rejimini korumak isteyen Stalin’den, Yeni Dünya’nın zenginliğiyle gözleri dönen Cortes’e değin onlarcası, hepsi askerdi.
Kan Uykusu Belgeseli, Kitabı ve Müziği
General Osman Pamukoglu , 1993 - 1995 yillari arasinda Hakkari Dag ve Komando Tugayi ve Güvenlik Komutanligi yapmistir. Bu dönem, Güneydogu’da PKK’ya karsi yapilanmücadelenin tarz ve yöntemlerinin degistigi ve PKK’nin omurgasinin kirildigi yillardir. Ayni dönemde, Hakkari’de PKK teskillerine manevra gücü olarak 1000-2000 askerden olusan 779 harekat, manevra gücü 3000-5000 askerden meydana gelen 78 harekat yapilmistir. 23 kez 1000-5000 askerden olusan kuvvetlerle Kuzey Irak’taki PKK kamplari-nin birkaçina ayni zamanda taarruz edilmistir. Görev yaptigi süre içinde muharebeleri bizzat yöneten ve fiilen çatismalara giren Osman Pasa ve komutasındaki askerler, 778 günde yapilanlari, muharebelerin detaylarini kan uykusuna anlattı.
Hipokrat Yemini
Orjinal Hipokrat Yemini’nin Türkçeye çevrilmiş hali aşağıdaki gibidir:
Hekim Apollon Aesculapions, Hygia Panacea ve bütün Tanrı ve Tanrıçalar adına. And içerim, onları tanık ve şahit tutarım ki, bu andımı ve verdiğim sözü gücüm kuvvetim yettiği kadar yerine getireceğim. Bu sanatta hocamı, babam gibi tanıyacağım, rızkımı onunla paylaşacağım. Paraya ihtiyacı olursa kesemi onunla bölüşeceğim. Öğrenmek istedikleri takdirde onun çocuklarına bu sanatı bir ücret veya senet almaksızın Devamını oku
Mehmed Akif Ersoy’dan Seçmeler
| Mehmed Akif Ersoy’dan Seçmeler Yazar: Abuzer Kalyon |
Safahat’ın şairi,
İstiklalin şairi,
Vatan şairi Mehmed Âkif
Kardeşliğin, birlik ve beraberliğin şairi olan Mehmed Âkif Ersoy’u yeni yetişen çocuklarımıza ve gençlerimize hakkıyla anlatmak zorundayız.
Bilindiği gibi; Mehmed Âkif , İstiklal Savaşı’nda yerine getirdiği hizmetlerle millî mücadelemizin ektin ve en önemli isimlerinden biri olmuştur. O, şiirlerinde en güzel biçimiyle kullandığı Türkçenin söz ustasıdır. Dilimize ve edebiyatımıza sahip çıkabilmemiz için; Mehmed Âkif Ersoy’un düşünce yapısını gözden geçirerek Safahat’ı anlamamız ve yediden yetmişe herkese iyice anlatmamız gerekmektedir.
Kaşağı - Ömer SEYFETTİN
| Kaşağı Yazar: Ömer SEYFETTİN |
1. KİTABIN KONUSU: Kardeşine iftira atıp, onun ölümünden sonra vicdan acabıyla yanıp tutuşan bir çocuğun dramı anlatılmaktadır.
2. KİTABIN ÖZETİ: Annesi, İstanbul’a gittiği için kendisinden bir yaş küçük olan kardeşi Hasan’la artık Dadaruh’un yanından hiç ayrılmaz. Bu, babasının seyisi, yaşlı bir adamdır. En sevdikleri şey atlardır. Dadaruh’la birlikte onları suya götürmek, çıplak sırtlarına binmek, onlar için çok zevklidir.Torbalara arpa koymak, yemliklere ot doldurmak, gübreleri kaldırmak eğlenceli bir oyundan daha çok hoşlarına gider. Dadaruh eline kaşağıyı alıp işe başladı mı, tıkı… tık… tıkı… tık… tıpkı bir saat gibi… yerinde duramaz, bunu gören küçük çocuk ben de yapacağım! diye tutturur.
O vakit Dadaruh, onu Tosun’un sırtına koyar, eline kaşağıyı verir,
Don Kişot - Cervantes
| Don Kişot Yazar:Servantes |
İspanya, Meça Kenti’nin köylerinden biride elli yaşlarında soylu bir adam yaşardı. Bu adam boş zamanlarını şövalye romanları okuyarak geçirirdi. Bu onda öyle bir tutku haline gelmişti ki kendini okuduğu romlarda anlatılan “gezici şövalye” olarak görmeye başlamıştı. Artık o, evinde oturamazdı, Romalarda olduğu gibi zırhını ve silahlarını alıp serüvenden serüvene koşmalıydı. Fakat bir eksiği vardı, okuduğu romanlarda her şövalyenin yaptığı kahramanlıkları adadığı bir prensesi olurdu. Prenses olarak kendi köyünde yaşayan ve çok güzel bir kız olan Aldonz Lorence’yi seçtikten sonra yola koyuldu yolda kendisinin şövalye ilan ettirmediğini hatırladı, bu yüzden yolda gördüğü ilk kişiye kendini şövalye ilan ettirecekti. Biraz daha yol aldıktan sonra bir han gördü, bu hanı bir şatoya benzetti, içindede kendini şövalye ilan edecek bir soylunun yaşadığını düşündü. Hancı Don Kişot’u Devamını oku
Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı
| Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı Yazar: Mustafa Armağan |
Mehmed Akif, Birinci Dünya Harbi’nde Asım’ın neslinin kıt’a kapma oyunu oynadıklarından söz eder. Bu gençlerin kimi Galiçya’da, kimi Sina çölünde, kimi Kafkaslarda, kimi de Çanakkale‘de emperyalizme karşı çağları alt üst eden bir mücadele veriyorlardı. Bugün de eğitim neferlerimiz aynı rolü oynamıyorlar mı? İnsanlığa bu defa Yunus’un gönüllerine ektiği güzellikleri demetleyip sunmuyorlar mı? Bu çağın vebasına inançlarından derledikleri güzellikleri derman olarak sürmüyorlar mı? Ve en önemlisi de, Bizden adam çıkmaz hurafesinin çatısını çatır çatır yıkmıyorlar mı?
Bu bir Sonsuzluk Kervanı dostlar! Dün Tarık B. Ziyad‘ın kutlu askerleri bu vazifeyi üstlenmişlerdi, bugün ise eğitim gönüllüleri. Dün Abdülhamid Han bu kervanın bir halkası olmuştu, bugün vazife bizim omuzlarımızda.
Abdülhamid’in dansı devam ediyor dostlar..
Kurtlarla, yani insanlığın düşmanlarıyla insanlığın dostlarının ezeli mücadelesi..



