KONULARINA GÖRE ATA’DAN SÖZLER 2
EKONOMİ
Ekonomisi zayıf bir ulus, yoksulluktan ve düşkünlükten kurtulamaz; güçlü bir uygarlığa, kalkınma ve mutluluğa kavuşamaz; toplumsal ve siyasal yıkımlardan kaçamaz. •
Ekonomik kalkınma, Türkiye’nin hür, bağımsız, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin bel kemiğidir.
Tam bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlıkla olur.
FİKİR
Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz. Fikirler, şiddetle, top ve tüfekle öldürülemez.
KONULARINA GÖRE ATA’DAN SÖZLER - 1
AHLAK
Tehdide dayanan ahlak, bir erdemlilik olmadığından başka, güvenilmeye de layık değildir.
Birtakım kuşbeyinli kimselere kendinizi beğendirmek hevesine düşmeyiniz; bunun hiçbir kıymeti ve önemi yoktur.
Bir milletin ahlak değeri, o milletin yükselmesini sağlar.
Bir millet, zenginliğiyle değil, ahlak değeriyle ölçülür.
Saygısızlığın, saldırının küçüğü, büyüğü yoktur.
Samimiyetin lisanı yoktur. Samimiyet sözlerle açıklanamaz. O, gözlerden ve tavırlardan anlaşılır. Devamını oku
Nâzım Hikmet Ran
Nâzım Hikmet tam adıyla Nâzım Hikmet Ran lakabı “Güzel Yüzlü Şair“dir. (d. 15 Ocak 1902, Selanik - ö. 3 Haziran 1963, Moskova) Türk şair ve oyun yazarı. Türkiye’de serbest nazımın ilk uygulayıcısı ve çağdaş Türk şiirinin öncüsü. Uluslararası bir üne ulaşmış ve adı 20. yüzyıl’ın ilk yarısında yaşamış olan dünyanın en büyük şairleri arasında anılmıştır.[1] Eserleri birçok yabancı dile çevrilmiştir. Mezarı halen Moskova’da bulunmaktadır. Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyesi olup ayrı ayrı toplam 11 davadan yargılanmıştır.
Eserleri birçok ödül almıştır. Ancak Türkiye’deki yaşamının çoğunu hapiste geçirmiş daha sonra Moskova’ya gitmiş ve Türk vatandaşlığından çıkarılmıştır.
AutoCAD 2006 Türkçe yama

Yama Kurulumu;
Öncelikle sıkıştırılmış dosyayı masaüstünüze açın.
Daha sonra sisteminizde “gizli dosyaları gösterme” seçeneğini iptal edip, “Tüm dosyaları göster” seçeneğini aktif etmeniz gerekli. Bunun için Bilgisayarımda > Araçlar > Klasör Seçenekleri > Görünüm > başlığı altından gerekli ayarları yapabilirsiniz.
Daha sonra sisteminizde “Acad.cui”dosyasını arayın.”Document and settings” klasörü içinde sözkonusu dosyayı bulduğunuzda üzerinde sağ tuş tıklayıp “içeren klasörü aç” diyip bulunduğu klasöre gidin önce bu dosyanın yedeğini alın eğer uyumsuzluk olursa geri yüklesi kolay olsun ve zipli dosya içinden çıkan aynı isimli “Acad.Cui” dosyasını bu dosya üzerine yapıştırın. Artık AutoCAD 2006 türkçe yama özelliği yüklenmiştir.
Buradan İndirin - Download Here
Tek Adam Mustafa Kemal
| Tek Adam Mustafa Kemal Şevket Süreyya |
KİTABIN BÖLÜMLERİ :
1 NCİ CİLT 1881-1919 DÖNEMİ
2 NCİ CİLT 1919-1922 DÖNEMİ
3 NCÜ CİLT 1922-1938 DÖNEMİ
KİTABIN BÖLÜM BÖLÜM ÖZETİ :
| Tek Adam Cilt I Şevket Süreyya |
CİLT 1 1881-1919 DÖNEMİ:
Üç çocuğunun peş peşe ölmesinden sonra Zübeyde’nin hasretle beklediği sarı saçlı mavi gözlü Mustafa bazı kaynaklara göre 1880 bazı kaynaklara göre 1881 yılında SELANİK’te bir Müslüman Mahallesi olan Ahmet Subaşı da dünyaya geldi. Mustafa’nın dünyaya geldiği sırada babası Ali Rıza Efendi kereste tüccarlığı yapıyordu. Ali Rıza Efendinin işleri ileride Rum eşkiyası yüzünden bozulmuştu. Ali Rıza Efendinin işlerini yürütememesi kendisini moral ve fizik bakımından çökertti ve Ali Rıza Efendi 47 yaşında hayata veda etti. Ali Rıza Efendi öldüğünde Mustafa 7 yaşında ve evin tek erkeğiydi. Devamını oku
BENİM KÜÇÜK DOSTLARIM’DA ÖĞRETMENİN ÖZELLİKLERİ
| Benim Küçük Dostlarım Halide Nusret Zorlutuna |
BENİM KÜÇÜK DOSTLARIM’DA ÖĞRETMENİN ÖZELLİKLERİ*
Halide Nusret Zorlutuna (1901-10 Haziran 1984), yazı hayatına Millî Edebiyat döneminde başlamıştır. Sade dili ve samimî, zarif üslûbu ile; şiir, roman ve hâtıra türünde önemli eserler vermiştir. Ayrıca 1924-1957 yılları arasında değişik yerlerde Türkçe ve edebiyat öğretmenliği yapmıştır. Meslek hayatının ilk yıllarından 1948 yılına kadar gelen, okul hâtıralarından bir demet sunduğu “Benim Küçük Dostlarım” adlı kitabı; eğitim ve öğretim açısından büyük önem taşır. Kitabın ilk baskısı 1948’de yapılmıştır. Okul hatıralarını anlatırken, öğretmende bulunması gereken üstün vasıfları da belirtir. Tecrübe süzgecinden geçen bu vasıflar, her öğretmen için birer hazine değerindedir. Öğrenciler için ise bir kaynaktır. Öğretmen ve öğrenci bütünleşirse; milletimizin gurur duyacağı üstün insanların, kaliteli elemanların daha çok ve daha iyi yetişeceği intibaı uyandırmaktadır. Bu bir inançtır, ümittir, ışıktır. Bir ümit “çalışması gücünü ve yaşama zevkini” artırır. Devamını oku
Lev Nikolayeviç Tolstoy

(Rusça: Лев Никола́евич Толсто́й; genelikle Türkçe’de: Lev Tolstoy) (9 Eylül 1829 - 20 Kasım 1910, Miladi Takvim; 28 Ağustos 1828 - 7 Kasım 1910, Julianjulian Takvim)
Büyük bir rus yazarı, fikir, eğitim, sanat dünyasının en ünlü kişilerinden biridir. Zengin bir ailenin çocuğu olarak Yasanaya-Polonya’da doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova’ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire’i ve J. J. Rouseu’yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetle etkisinde kalmıştı. Yasanaya-Polonya’ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan “Çocukluk’u” bu sıralarda yazdı.
Devamını oku
Zaman Makinesi - H.G.WELLS
Yayınevi ve Adresi : İthaki Kitabevi, İstanbul
Basım Yılı : 2001
KİTABIN ÖZETİ
Ondokuzuncu yüzyılın sonlarında, değerli bir bilim adamı, İngiltere’deki evinde misafir ettiği konuklarına bir gösteri sunar. Bu gösteride, kendi yarattığı bir cihazı herkesin gözü önünde yok eder. Hayretle ne olduğunu soran gözlere, verdiği cevap, şekli kafese benzeyen bu aleti zamanda bir yolculuğa çıkarttığıdır. Misafirler, bilim adamına karşı saygılarından, bu açıklamayı duyduktan sonra akıllarına ilk gelenleri söylemezler, sadece ufak tepkiler vermekle yetinirler. Kimse farkında olmadan bilim adamı, büyük bir tutku ile içerdeki başka bir odaya girer, misafirler yemekteyken, diğerlerinin haberi olmadan bir insanı taşıyabilecek büyüklükteki ikinci bir zaman makinesi ile yolculuğa çıkar. Geriye döndüğünde, misafirler sadece bir kaç dakikalarını harcamışlardır. Oysa bilim adamı günlerdir hiç yıkanmamış bir insan görüntüsündedir. Üstü başı kir içindedir, yıpranmış ve yorgun görünmektedir. Neler olduğunu anlamayan misafirlere hikayesini anlatır.
Beyaz Lale - Ömer Seyfettin
KİTABIN ADI : BEYAZ LALE
KİTABIN YAZARI : ÖMER SEYFETTİN
YAYIN EVİ VE ADRESİ : BİLGİ YAYINEVİ-ANKARA
BASIM YILI : 1976
1.KİTABIN KONUSU: Balkan Savaşı sırasında, Bulgar asıllı bir binbaşı tarafından, Türk köylerinde özellikle kadın ve kız çocuklarına yapılan işkenceler bütün gerçeğiyle gözler önüne serilmiştir. Ayrıca buradaki Türkleri vaftizleyip Hristiyan yapıldıktan sonra nasıl öldürükleri anlatılmaktadır.Amaçları özgür bir Bulgartoplumu yaratmaktır.
2.KİTABIN ÖZETİ: Balkan Savaşından sonra bazı Türk köyleri bozguna uğramıştır.Bulgar asıllı binbaşı Radko Balkaneski’ nin bunda çok büyük payı olmuştur.Bu binbaşı Galatasaray Sultanisini bitirmiş,iyi tahsil görmüş bir kişidir.
Serez’ de bulunan Türkler oldukça zengindiler. Bu binbaşının amacı buradaki müslümanların kaçamayanlarını toplamak, ilk önce işkence ile kasalarındaki ve bankalarındaki paralar alınıp, bu paralar Bulgar mekteplerine verilecektir. Daha sonra Türkler vaftizlenip Hristiyan yapıldıktan sonra öldürülecektir.
Savaş ve Barış - Tolstoy
| Savaş ve Barış Tolstoy |
Kullanılan Baskı: Birinci baskı, İstanbul, Ağustos 2001. Mavi Yelken Yayınları.
Konusu: 1804’lerde başlayan bu olay Çar Rusya’sının Fransa ile olan savaşlarını ve devamında gelişen olayları anlatıyor.
Ana Fikri: Her zaman kalbimizden gelen ve doğru bulduğumuz sese uymalıyız, çünkü o ses hiçbir zaman yalan söylemez.
Türü: Savaş ve Barış, Rusya-Fransa savaşlarını konu edindiği için tarihî romandır.
Eser Adı ile Muhteva: “Savaş” Rusya ile Fransa arasında geçen mücadeleyi anlatırken, “Barış” ise romanda geçen aşkları anlatmaktadır.
Kitabın Özeti:
İhtiyar Prens Bezukof uzun zamandan beri hastadır ve ölümle pençeleşmektedir. Bütün çocukları onun öldüğünde mirası nasıl dağıtacağını merak ederler ve ihtiyar adam bütün parasını çok sevdiği oğlu Piyer’e bırakmıştır. Petersburg kibar alemin de pek saygın bir yere sahip olmayan Piyer şimdi el üzerinde tutuluyordu. Devamını oku


