Türk Dil Kurumu - İmla Kılavuzu
Alfabe sistemi yüzyıllardan beri degismemis olan dillerde genellikle gelenege baglı imlâ düzeni hâkimdir. Böyle dillerdeki imlâ düzeni, baslangıçta sese ve kökene baglı olsa da zaman içinde söyleyiste meydana gelen degismeler imlâya yansıtılmadıgı için imlâ, söyleyis veya kökene baglı olmaktan çıkar ve geleneklesmis olur. Yeni alfabelerin uygulandıgı dillerde ise söyleyise baglı bir imlâ düzeni benimsenebilir. Ancak diller sürekli bir degisim içinde oldugu, dolayısıyla söyleyis de sürekli olarak degistigi için bu tür imlâ düzenlerinde de zamanla geleneklesmeler baslar. Bilindigi gibi Türk alfabesi de 1928′de kabul ettigimiz yeni bir alfabedir. Tabiî olarak yeni alfabemizden söyleyis esas alınmıs ve söyleyise baglı bir imlâ düzeni öngörülmüstür. Bu bakımdan yeni Türk alfabesi dünyada örnek gösterilecek alfabelerden biridir. Ancak asagıda belirtecegimiz bazı sebepler yüzündenimlâmız bir türlü yerine oturamamıs ve birtakım sıkıntılarla karsı karsıya kalınmıstır.
İmla Kılavuzunu İNDİR
http://rapidshare.com/files/72736218/TDK_imla_kilavuzu.rar.html
Liseler İçin Edebiyat Notları
| Liseler İçin Edebiyat Notları Kenan Uğur |
Elinizdeki kitap, Lise ve dengi okullardaki Edebiyat derslerinde uygulanan program dikkate alınarak, öğretmen ve öğrencilerin edebî konular-şekiller-türler-terimler-kişiler-eserler hakkında en dikkat etmeleri gereken özellikleri belirtmek suretiyle ve onları en hızlı şekilde doğruyu öğrenmeye yöneltmek maksadıyla hazırlanmıştır. O bir başucu kitabı, edebiyat konusunda tam anlamıyla bir yardımcınızdır.
Odysseia - Homeros
Eski Yunan’da, şair Homeros’un yazdığı varsayılan iki büyük destandan biridir. Destana adını veren kahraman Odysseus’un bir başka adı da Ulysses’tir. Homeros’un öbür destanı bildiğimiz gibi İlyada’dır. Gerek İlyada, gerek Odysseia,Yunanlılar’la Truvalı’lar arasındaki savaş üstüne Yunanlılar’ın anlattığı bir dizi efsaneden oluşur. Devamını oku
Şehname - FİRDEVSİ
Divan edebiyatın da derinden etkilemiş büyük bir İran’lı şairidir. Günümüze Şehname adlı yapıtı kalmıştır.
Asıl adı Ebu’l-Kasım Mansur olan Firdevsi’nin yaşamı hakkında yeterli kesin bilgi yoktur. Yaşamı çeşitli söylencelere karışmış, eski kaynaklarda bir masal havasında anlatılmıştır. Firdevsi Tus kentinde soylu bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Şehname’den, iyi bir öğrenim gördüğü, eski Farsça ile Arapça’yı ustalıkla kullanacak derecede öğrendiği anlaşılmaktadır. Daha gençlik yıllarında İran Tarihine büyük bir ilgi duydu. Halk arasında anlatılan efsane ve öyküleri de kapsayan büyük bir destan yazmak istiyordu. 974 yılında Şehname’yi yazmaya konuldu. Devamını oku
GILGAMIŞ DESTANI
Ölümsüzlüğü arayan bir kralın öyküsüdür. Destana konu olan kral Gılgamış İÖ 3000 yıllarının ilk yarısında Mezopotamya’daki Uruk kentinde hüküm sürmüştür. Ölümsüzlüğün ve bilginin peşindeki insanı yücelterek anlatan Gılgamış Destanı, günümüze kalabilmiş, bilinen en eski destandır.
Gılgamış Destanı, Akat ve Sümer dillerinde yazılmış tabletlerden derlenmiştir. Bunlardan günümüze 12 tablet kalabilmiştir. Ama bu tabletler eksik olduğu için destan metninin bütünü elde edilememiştir. 1855’te Ninova’da yapılan kazılarda, Asur Kralı Asurbanipal’in bulunan bu tabletlere daha sonra Türk-İran sınırında ve Irak’taki Nippur kenti kazılarında bulunan tabletler eklenmiştir. Ayrıca Türkiye’de Sultan Tepe ve Boğazköy’de yapılan kazılarda da destanını bazı bulunmuşsa da henüz tümü gün ışığına çıkarılmamıştır. Devamını oku
Orta Öğretimde Coğrafya Eğitiminin Esasları
| Coğrafya Öğretim Yöntemleri Prof. Dr. Hayati Doğanay |
Coğrafya gibi, fikirlerinin oluşum kökeni ilk çağa kadar gerilere giden, bugün akademik düzeyde çok gelişmiş ve adını hemen her bireye duyurmuş, popülaritesi yüksek bir multidisipliner ilmin, üniversiter düzeydeki araştırma, eğitim ve öğretiminde, artık stablite kazanmış bir metodolojisinin bulunması, elbette; doğaldır. Eldeki çalışmanın ilgili bölümlerinde, bunlara’ da değinilmiştir.
Kıtalar ve Ülkeler Coğrafyası
| Kıtalar ve Ülkeler Coğrafyası Mustafa Ertürk/ Prof. Dr. İbrahim Güner |
Bu kitap, eğitim fakültelerinin ilköğretim bölümü anabilim dalları ve coğrafya eğitimi anabilim dalları ile fen-edebiyat fakültelerinin coğrafya bölümlerinde okuyan öğrencilere ve konu ile ilgilenen herkese yönelik tarzda hazırlanmıştır. Yedi bölümden oluşan kitabın ilk altı bölümünde, kıtalar ve ülkeler coğrafyası konuları işlenmiş; son bölümde ise dünyadaki siyasi ve ekonomik organizasyonlar ele alınmıştır. Kıtalar ve ülkeler coğrafyası ile ilgili her bölümde, önce kıtanın başlıca coğrafi özellikleri tanıtılmış; daha sonra da her bir kıtadan örnek ülke incelemelerine (60 ülke) yer verilmiştir.
KALEVELA
Fin milli destanıdır. Çoğu Kalevela’da, Elios Lönnrot tarafından toplanmış olan halk şarkılarından oluşur. Fin bilginleri bu destanın işlenmesini üç aşamaya ayırmışlardır:
1. Orijinal olarak yayınlanmamış (Prota-Kalevela), 5052 beyit, 16 şarkı
2. Eski Kalevela (yayımı : 1835-1836),12078 beyit,12 şarkı
3. yeni Kalevela (ikinci yayımı: 1849), 22795 beyit, 50 şarkı.
Kalevela’tı meydana getiren şarkılar beş kahramanın etrafında toplanır. Bunlar, saz şairi,
demir,maceraperest, avcı, demirbaş köle.
Edebiyatımızdaki İlkler
*İlk yerli tiyatro eseri:Şinasi / Şair Evlenmesi /1859
*İlk yerli roman :Şemsettin Sami / Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat
*Batılı tekniği uygulayan ilk roman :Halid Ziya Uşaklıgil/Aşk-ı memnu
*İlk çeviri roman :Yusuf Kamil Paşa/ Fenelon’dan Telemak /1859
*İlk köy romanı :Nabizade Nazım / Karabibik
*İlk psikolojik roman:Mehmet Rauf / Eylül
*İlk realist roman :Recaizade Mahmut Ekrem / Araba Sevdası
*İlk resmi Türkçe gazete :Takvim –i Vakayi
Devamını oku
Divân-ı Lügati’t-Türk
Kaşgârlı Mahmut tarafından 25 Ocak 1072‘de Bağdat’da yazılmaya başlanmış ve 10 Şubat 1074‘te bitirilmiştir. Abbasî Halifesi El-Kaim döneminde yazılmış, Halife Muktadi Bi’llah’a sunulmuştur. Bu kitap Araplara Türkçeyi öğretmek ve Türkçenin de Arapça kadar önemli bir dil olduğunu kanıtlamak amacı ile yazılmıştır.Kitabın arkasında ise Türk haritası vardır, bu haritanın diğerlerinden farkı nehirlerin, denizlerin vb. gösterilmiş olmasıdır. Ayrıca harita daire şeklindedir, bu o zamanlarda bile Kaşgarlı Mahmud’un Dünya’nın yuvarlak olduğunu bildiğinin bir kanıtıdır.
Devamını oku


