<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Kitap Özeti</title>
	<atom:link href="http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net</link>
	<description>e-Kitaplar, İngilizce Kitap Özetleri, Kitaplar, Kitap İndir, e-Kitap</description>
	<pubDate>Tue, 04 Nov 2008 08:08:08 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>ÖLÜM DİYETİ - ROBİN COOK</title>
		<link>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/olum-diyeti-robin-cook.html</link>
		<comments>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/olum-diyeti-robin-cook.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Nov 2008 08:08:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>

		<category><![CDATA[Ölüm Diyeti]]></category>

		<category><![CDATA[robin cook]]></category>

		<category><![CDATA[roman özeti]]></category>

		<category><![CDATA[yabancı kitap özeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/?p=435</guid>
		<description><![CDATA[KİTABIN ADI :ÖLÜM DİYETİ
KİTABIN YAZARI :ROBİN COOK
YAYINEVİ :ALTIN KİTAPLAR YAYINEVİ
BASIM YILI : 1999
1.KİTABIN KONUSU:Bir hastahanede ardı ardına gele ölümlerin ortaya çıkarılmasıdır.
2.KİTABIN ÖZETİ:
Dr. Hodges Barlett Kent Hastanesi (BKH)’ ni kurduktan sonra, işletmesini üstlenerek hastaneyi büyük ve tanınan bir kurum haline getirir. Ekonomik sıkıntıların patlak vermesiyle birlikte Barlett ilçesinde bulunan iki özel hastane maddi ihtiyaçları karşılamaktaki güçlüklerden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KİTABIN ADI :ÖLÜM DİYETİ<br />
KİTABIN YAZARI :ROBİN COOK<br />
YAYINEVİ :ALTIN KİTAPLAR YAYINEVİ<br />
BASIM YILI : 1999</p>
<p>1.KİTABIN KONUSU:Bir hastahanede ardı ardına gele ölümlerin ortaya çıkarılmasıdır.<br />
2.KİTABIN ÖZETİ:<br />
Dr. Hodges Barlett Kent Hastanesi (BKH)’ ni kurduktan sonra, işletmesini üstlenerek hastaneyi büyük ve tanınan bir kurum haline getirir. Ekonomik sıkıntıların patlak vermesiyle birlikte Barlett ilçesinde bulunan iki özel hastane maddi ihtiyaçları karşılamaktaki güçlüklerden dolayı kapanır. Dr. Hodges de bu ekonomik durumdan etkilenen hastanesini kurtarmak amacıyla ekonomiden anlayan Traynor’ ı yönetim kurulu başkanlığına getirerek kendini emekliye ayırır. Traynor hastaneyi ayakta tutabilmek için bölgenin en önemli sağlık merkezlerinden biri olan Comprehensive Medical Vermont (CMV) ile sağlık antlaşması yapar.<br />
CMV antlaşma gereği BKH’ ye hem hasta hem de doktor yollayarak, karşılığında para ödemeyi taahhüt eder. CMV’ nin asıl amacı BKH’ ye parası ve sosyal güvencesi olmayan hastalarını göndererek, BKH’ yi ekonomik açıdan zor duruma düşürmek ve hastanenin bu güç durumundan yararlanarak yönetimi ele geçirmektir. BKH’ de bir süre sonra hasta ölümlerinde artış görülmeye başlanır. Bu ölümlerin tümü eskiden ciddi bir hastalık geçirmiş ve bu hastalıkla mücadeleyi kazanmış fakat BKH’ ye küçük vakalar için başvurup, tedavi olduktan sonra, hastanede ölenlerden oluşur. Bu olayların hastane üzerindeki etkisi de olumsuz yönde olmaktadır. Otoparkta hemşirelere cinsel taciz yapılıp diğer personelin de malına zarar verilmektedir.<span id="more-435"></span><br />
Bu esnada hastanenin kurucusu olan emekli yönetim kurulu başkanı Dr.Hodges olayları inceler ve otoparktaki hemşire saldırılarını gerçekleştiren kişinin yine hastaneden birinin olduğu kanısına vardığını ve ölüm olaylarındaki artışların şüpheli olduğunu aktarır ve aynı günün akşamı öldürülür.<br />
Bu arada kitabın kahramanları Dr. David, karısı Dr. Angela ve kızları Niki CMV’ ye iş başvurusunda bulunarak kabul edilir ve BKH’ ye antlaşma gereği transfer olurlar. Bir süre sonra onlar da kendilerini olayların içinde bulurlar ve şüpheli ölüm olaylarını araştırmaya başlarlar. Ölen Dr. Hodges‘ in evini satın alan çift, onu evinin bodrumunda örülmüş duvarın arkasında ölü bulur. Dr Hodges ile başlayan şüpheli ölümleri araştıran doktorlarda da ölüm vakaları yaşanmaya başlar. Dr. Rendall Portland bu doktorlardan biridir ve tabancasıyla intihar etmiş halde bulunur.<br />
Dr. Angela olayların üzerine bir dedektif tutarak gitmeye devam eder. Dedektif ve Dr. Angela, Dr. Hodges’ in yakınlarıyla konuşarak olayları incelemeye başlar. Bunun üzerine bilinmeyen bir kişi tarafından uyarılar almaya başlar. Bu uyarıdan kısa bir süre sonra Dr. Angela&#8217; da hemşirelere olduğu gibi saldırılıp öldürülmek istenir. Fakat kurtulmayı başarır. Bu olaylardan Dr. David huzursuzdur ve aile içindeki bu huzursuzluk Niki&#8217; nin hastalanmasıyla doruğa ulaşır. Niki ile aynı hastalığa yakalanan arkadaşı bu hastalıktan ölür. Bu arada CMV yönetimi de Dr. David’ i hastalarıyla çok ilgilendiği ve masraflarının çok olmasından dolayı suçlar. Dr. David ise araştırmalarının sonucunu almaya başlar. Yönetim kurulu üyesi Werner Van Slyke ile tanışan Dr. David bu şahıstan şüphelenir ve araştırmalarını onun üzerinde yoğunlaştırır. Werner Van Slyke aslında eski çok iyi bir asker ve nükleer konuda bir uzman, aynı zamanda psikolojik sorunları olan birisidir. Bu araştırmadan rahatsız olan Werner Van Slyke Dr. David‘ in evde bulunmadığı bir esnada evine giderek olay çıkartır. Dr. David ise araştırmalarını derinleştirmiş ve Werner Van Slyke&#8217; ın ölüm olaylarındaki rolünü fark etmiştir. Hastane kayıtlarında satıldığı gösterilen röntgen aletinin kobalt ünitesinin, küçük vakalarla hastaneye yatan hastaların yataklarının altına konularak, yüksek dozda radyasyon almaları ve ölmelerinin nedeni olduğunu kanıtlar. Olayların asıl kaynağının toplantı yapmakta olan yönetim kurulu başkanının oyunu olduğunu, asıl amacının kötü gidişatı körükleyerek, hastanenin CMV&#8217; ye devrini gerçekleştirmek olduğunu anlar. Yönetim kuruluyla yüzleşmek için hastaneye gittiğinde psikolojik sorunları olan Werner’ in kobaltı masanın ortasına koyduğu ve yüksek dozdan bütün yönetim kurulunun etkilendiğini fark eder. Yönetim kurulu üyeleri bir süre sonra ölürken Dr. David ve Angela kızları Niki ile başka bir şehirde mutlu bir hayata başlarlar.<br />
3.KİTABIN ANAFİKRİ:Sağlık hizmetlerinin geri plana atılıp,para kazanmanın ön plana çıkmasıdır.<br />
4.KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRMESİ:<br />
DR.HODGES:Barlett Kent Hastahane(BKH)&#8217;sinin kurucusudur.<br />
DR.DAVİD:BKH&#8217;ye iş başvurusunda bulunmuş,kabul edildikten sonra çalışmaya başlamıştır.Daha sonradan Dr. hodges’in evini satın alırlar<br />
DR.ANGELA:Dr. David’in eşidir.Aynı şekilde BKH’ye transfer olmuştur.<br />
NIKKI:Dr. David ve Dr. Angela’nın kızlarıdır.Hastahanede yakalandığı gizemli hastalıktan dolayı ölür.<br />
WERNER VAN SLYKE: Aslında eski çok iyi bir asker ve nükleer konuda bir uzman, aynı zamanda psikolojik sorunları olan birisidir.<br />
5.KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:</p>
<p>6.YAZAR HAKKINDA BİLGİ:<br />
1946 ‘da Bellshill’de doğdu.Orta öğrenimini Edinburgh’de tamamladıktan sonra Edinburgh Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı’nı okudu.Evli ve iki çocuk babasıdır.1974’de Parlemento’ya girdi.Parlemento’da değişik görevlerde bulunduktan sonra halen yazarlık hayatına<br />
devam etmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/olum-diyeti-robin-cook.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>AGO PAŞA’NIN HATIRALARI - REFİK HALİT KARAY</title>
		<link>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/ago-pasa%e2%80%99nin-hatiralari-refik-halit-karay.html</link>
		<comments>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/ago-pasa%e2%80%99nin-hatiralari-refik-halit-karay.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Nov 2008 08:06:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>

		<category><![CDATA[Ago Paşanın hatıraları]]></category>

		<category><![CDATA[kısa kitap özet]]></category>

		<category><![CDATA[özet kitap]]></category>

		<category><![CDATA[refik halid]]></category>

		<category><![CDATA[refik halit karay]]></category>

		<category><![CDATA[roman özetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/?p=434</guid>
		<description><![CDATA[KİTABIN ADI AGO PAŞA’NIN HATIRALARI
KİTABIN YAZARI REFİK HALİT KARAY
YAYIN EVİ İNKILAP VE AKA KİTABEVLERİ
BASIM YILI 1967
1.KİTABIN KONUSU:
Ago Paşa adlı Senegalli bir papağanın günlük hayatta başımızdan geçen çeşitli durumlar, bu durumlara değişik örnekler ve bu olayların yorumlaması anlatılmaktadır.
2.KİTABIN ÖZETİ:
Cumhuriyetin ilanından sonra ilk partilerin kurulmasıyla iktidar partilerin sık sık değiştiği zamanlarda Sultan Ahmet’in karşısında bulunan Papağan Ago [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KİTABIN ADI AGO PAŞA’NIN HATIRALARI<br />
KİTABIN YAZARI REFİK HALİT KARAY<br />
YAYIN EVİ İNKILAP VE AKA KİTABEVLERİ<br />
BASIM YILI 1967</p>
<p>1.KİTABIN KONUSU:<br />
Ago Paşa adlı Senegalli bir papağanın günlük hayatta başımızdan geçen çeşitli durumlar, bu durumlara değişik örnekler ve bu olayların yorumlaması anlatılmaktadır.</p>
<p>2.KİTABIN ÖZETİ:<br />
Cumhuriyetin ilanından sonra ilk partilerin kurulmasıyla iktidar partilerin sık sık değiştiği zamanlarda Sultan Ahmet’in karşısında bulunan Papağan Ago Paşa’ya sahibi tarafından iktidardaki partinin sloganı öğretilince parti ileri gelenlerinden birisi hemen gelerek Ago Paşa’yı alır;ve çok rahat ve modern bir hayt yaşamaya başlamasını sağlar. Fakat çok geçmeden iktidar değişir ve papağan sahibinin kendisine bir zarar gelmesi korkusu ve hiddetiyle tekrar dükkana döner.burada yeni partinin sloganı öğretilir.birkaç gün sonra yeni partiden birileri gelir ve kuşu alır. Bu olay defalarca tekrar eder. Çünkü hiçbir zaman yönetim uzun süreli kalıcı olmamıştır. Kitabın ilk bölümünde bu çalkantılı dönemin olayları bir papağanın ağzından nakledilmiştir.<br />
Hülya Bu Yaa…: İkinci bölümde Amerikalı bir seyyahın Ankara’ya dair müşahedatı bulunmaktadır. Buna göre Ankara insanının hayal gücünü zorlayacak derecede, üstün teknoloji ile donatılmış yaşama kolaylıkları bir ütopya şeklinde geliştirilmiştir. Öyleki Ankara’da mevsim dahi kurulan akümülatörleri devamlı aynı ve sıcaklık en uygun dereceye ayarlanıyor ve devamlı gündüz yaşanıyor. Hiç yağmur yağmıyor.<span id="more-434"></span><br />
Meyvalara Dair…: Bu bölümde meyvelerin bütün güzellikleri en ince ayrıntısına kadar söylenmiş ve meyvelerin manzarası; kırlardan, denizlerden ve gruplardan daha hoş olarak söylenmiştir.<br />
Yemeklere Dair…: Meyve ve sebzelerin pişirilmiş hali olan yemeklerin güzellikleri ve özellikleri zaman zaman yemekleri dahi konuşturarak açıklamıştır.<br />
İşrete İkbale Dair…: İşret ve ikbal karşılaştırılmıştır ve örneklerle açıklanmıştır. Mesela insan rakı(işret) masasının başına eğlenelim diye ikbal masasının başına ise iş görelim diye oturur. Ama ikiside insanı değiştirir. Ya büsbütün deli eder ya da aptal eder, saçma söyletir, falso yaptırır, çam devirtir.<br />
Parasızlığa Dair…: Dünyada yokluğun en çok hissedildiği ve diğer bütün yoklukları örten varlık(madde) olarak paradan bahsedilir ve parasız bir insanın ruh halini düşüncelerini ve hayatını örneklerle açıklar.<br />
Suya Sabuna Dair…: Bu bölümde hamamdaki insanların çıplak oldukları için hiçbirinin birbirinden farkı olmadığını ve bu örneklede insanların davranışlarında elbisenin rolünden bahsediyor.<br />
Dargınlığa Barışıklığa Dair…: İnsanlar arasında en küçük yaşta başlayıp mezara kadar dargınlık ve bunları yaşayan insanların barışmayı istedikleri halde gururları ile girdikleri mücadeleyi konu alıyor.<br />
Korkuya Dair…: İnsanların ömürlerinin yarısını kaplayan ve heryerde bizimle olan korjudan bahsetmekte ve örneklerle bütün canlıların birbirlerinden korktukları belirtilmektedir.<br />
Misafirliğe ve Misafirlere Dair…: Misafirliğe gidenin ve ve sahibinin yaşadığı sıkıntıları her iki yönden bakarak anlatıyor ve bu iki tarafın birbirinr karşı yanlış yapmamak için hareketlerine koyduğu sınırlamalar ve iç dünyalarında düştükleri tezatları anlatılıyor.<br />
Tesadüfe Dair…: Bu bölümde de insan yaşamının her yönünü bütünüyle tesadüflerin değiştirdiğini, çok büyük tesadüfler sayesinde ölümden dönen insan hikayeleriyle destekleyerek anlatıyor.<br />
Bunu izleyen bölümlerde de buna benzer hayatttan alınmış kesitlerle bazı olaylar veya hayal ürünü olaylarla karşılaşmaktayız.</p>
<p>3.KİTABIN ANA FİKRİ: Her konuda farklı bir ana fikir hakimdir.</p>
<p>4.OLAY VE ŞAHIŞLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br />
Kitapta belirli bir olay ve belirli bir kişi yoktur. Birbirinden bağımsız olaylar anlatılmaktadır. Bu olaylarda kahramanlarda farklıdır. Bu olaylarda bir papağanın ağzından anlatılmaktadır.<br />
Ago Paşa: Senagalli bir kuş, bir papağandır.</p>
<p>5.KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:</p>
<p>6.KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:<br />
1888&#8242;de İstanbul&#8217;da doğan Refik Halit, Bank-i Osmani serveznedarlarından, &#8220;bâlâ&#8221; rütbesine sahip Mehmed Halid Bey&#8217;in oğludur. Vezneciler&#8217;de Şemsu&#8217;l-Maarif ve Göztepe&#8217;de Taş Mektep&#8217;te okuyan ve ayrıca özel dersler de alan Refik Halid, Mekteb-i Sultani&#8217;yi terkettiği gibi, Mekteb-i Hukuk&#8217;u da yarıda bırakıp Maliye Merkez Kalemi&#8217;ne katip olarak girdi.<br />
1908&#8242;de katipliği bırakarak, Servet-i Fünun&#8217;da ve Tercüman-ı Hakikat&#8217;te çalışmaya başladı, bu arada kendisine ait Son Havadis adıyla bir gazete çıkardı ancak bunu on beş sayı sürdürebildi. Fecr-i Ati Topluluğu&#8217;na katıldı, Servet-i Fünun&#8217;a yazılar verdi..Gazeteci Ahmet Samim&#8217;in 9 Haziran 1910&#8242;da İttihatçılarca katledilmesi üzerine İştirak adlı gazetenin 13 Haziran 1910 tarihli nüshasının buna ilişkin yazılara ayrılmasını sağladı ve bu yüzden İttihat ve Terakkicilerce mimlendi. &#8220;Kirpi&#8221; müstear ismiyle yazdığı, İttihat ve Terakki Fırkası&#8217;nı yerden yere vuran yazılarını &#8220;Kirpinin Dedikleri&#8221; adıyla bir kitapta topladı ve bu arada Hürriyet ve İtilaf Fırkası&#8217;nın elindeki Beyoğlu Belediyesi&#8217;nde yedi ay süreyle Başkatip olarak çalıştı, Mahmud Şevket Paşa&#8217;nın katlinden hemen sonra da, yargılanmaksızın Sinop&#8217;a sürüldü (1913), bilahare Çorum, Ankara ve Bilecik&#8217;e gönderildi. Bilecik&#8217;teyken ongünlük bir izinle İstanbul&#8217;a geldiğinde Ziya Gökalp&#8217;in yardımlarıyla geri dönmedi yani sürgünlüğü son<br />
buldu (1918).Robert Kolej&#8217;de bir yıl kadar Türkçe öğretmenliği yaptı, bu arada Vakit, Tasvir-i Efkar ve Zaman gazetelerinde makaleler yayınlayan Refik Halid, Damat Ferit Paşa&#8217;nın dostluğu sayesinde, mütarekeden hemen sonra Hürriyet ve İtilaf Fırkası&#8217;na katıldı, Posta ve Telgraf Umum Müdürü olarak görevlendirildi (1919). İzmir&#8217;in işgalinden sonra Anadolu Hareketiyle İstanbul Hükumeti arasında yaşanan telgraf krizinde İstanbul Hükumetini tuttuğu için, İstanbul&#8217;un işgalcilerden kurtarılışının ardından 09.11.1922 tarihinde Beyrut&#8217;a kaçtı. Yüzellilikler listesine alınması ve ihracı konusunda baskı yapılması üzerine Suriye&#8217;nin vatandaşlığını kabul etmek zorunda kalan Refik Halid, Halep&#8217;te yayımlanan Doğruyol ve Vahdet gazetelerini yönetti, bir ara kendi adına çıkardığı gazeteyi de tepkiler yüzünden kapatmak zorunda kaldı.</p>
<p>Af Kanunuyla, 1938&#8242;de yurda dönüp, yazmaya ve geçimini bu yoldan sağlamaya devam eden Refik Halid, 18.7.1965 tarihinde İstanbul&#8217;da öldü.</p>
<p>ESERLERİ<br />
Romanları:İstanbul’un İçyüzü,Yezidin Kızı, Çete, Sürgün, Anahtar, Bu Bizim Hayatımız, Nilgün 1-2-3, Yeraltında Dünya Var, Dişi Örümcek, Bugünün Saraylısı, İkibin Yılın Sevgilisi, İki Cisimli kadın, Kadınlar Tekkesi, Karlı Dağdaki Ateş, Dört Yapraklı Yonca, Sonuncu Kadeh.<br />
Hikaye Kitapları:Memleket Hikâyeleri, Gurbet Hikâyeleri.<br />
Kirpinin Dedikleri, Ago Paşa’nın Hatıraları, Ay Peşinde, Sakın Aldanma İnanma Kanma, Tanıdıklarım, Guguklu Saat, Bir Avuç Saçma, Bir İçim Su, İlk Adım, Üç Nesil Üç Hayat, Minelbab İlelmihrab</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/ago-pasa%e2%80%99nin-hatiralari-refik-halit-karay.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>TÜRKÜN ATEŞLE İMTİHANI - HALİDE EDİP ADIVAR</title>
		<link>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/turkun-atesle-imtihani-halide-edip-adivar.html</link>
		<comments>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/turkun-atesle-imtihani-halide-edip-adivar.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2008 15:05:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>

		<category><![CDATA[halide edip adıvar]]></category>

		<category><![CDATA[roman özetleri]]></category>

		<category><![CDATA[TÜRKÜN ATEŞLE İMTİHANI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/?p=433</guid>
		<description><![CDATA[KİTABIN ADI : TÜRKÜN ATEŞLE İMTİHANI
KİTABIN YAZARI : HALİDE EDİP ADIVAR
YAYINEVİ : ATLAS KİTABEVİ
BASIM YILI : 1994 / 11. BASKI
1. KİTABIN KONUSU:
Halide Edip Adıvar’ın 1. Dünya Savaşı sonrasından cumhuriyetin ilan edilinceye kadar yaşadığı anıları anlatılmaktadır.
2. ESERİN ÖZETİ:
30 Ekim 1918’de İngilizler’in İstanbul’u işgal etmesiyle Türk insanının durumu yorgun, şaşkın ve canından bıkkın bir haldeydi. Yıllarca süren [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KİTABIN ADI : TÜRKÜN ATEŞLE İMTİHANI<br />
KİTABIN YAZARI : HALİDE EDİP ADIVAR<br />
YAYINEVİ : ATLAS KİTABEVİ<br />
BASIM YILI : 1994 / 11. BASKI</p>
<p>1. KİTABIN KONUSU:<br />
Halide Edip Adıvar’ın 1. Dünya Savaşı sonrasından cumhuriyetin ilan edilinceye kadar yaşadığı anıları anlatılmaktadır.</p>
<p>2. ESERİN ÖZETİ:</p>
<p>30 Ekim 1918’de İngilizler’in İstanbul’u işgal etmesiyle Türk insanının durumu yorgun, şaşkın ve canından bıkkın bir haldeydi. Yıllarca süren savaştan, sefaletten sonra bir de yurdumuzun işgal edilmesi, yani özgürlüğümüzün elimizden alınmak üzere olması Türk insanını bu hale getirmişti. İstanbul’da yaşayan, çoğunluğunu genç subayların oluşturduğu milliyetçiler, gizli dernekler kurup İtilaf Devletleri’nin toplattığı silahları Anadolu’ya kaçırmaya çalışıyor, bir yandan da memleket için kurtuluş yolları arıyorlardı. Halide Edip, bu derneklerin başkanlarına yakın biri olarak, milliyetçilerin bir araya gelip toplantı yapmak için ne büyük zahmete katlandıklarını bizzat yaşamıştır. Halk ise gazeteler sansür altında olduğundan, olan bitenden habersiz, padişahın İngilizler’le kurduğu yakınlıktan ve İngilizler’in medeni bir devlet olmasından dolayı Anadolu’yu Osmanlı Türklerine bırakacaklarını sanıyordu. Bizi savaşa sokan ittihatçıların çoğu Meclis-i Mebusan’da vekildi ve halk bunlara tepki duyuyordu. Bunu fırsat bilen Tevfik Paşa meclisi kapatmıştı. 15 Mayıs 1919’da Yunanlıların İzmir’i işgalinden sonra İngilizler Anadolu’ya giden bütün yolları tutmuşlar, tenha yolları da Osmanlı içindeki Hristiyan çetelerine tutturmuşlardı. Dernekler faaliyetlerine devam edemez olmuş, Halide Edip gibi milliyetçi kişiler hakkında idam kararları çıkarılmaya başlanmıştı. Özellikle Halide Edip’in Sultanahmet mitinginde söylediği “…hükümetler düşmanımız, milletler dostumuz ve kalbimizdeki haklı isyan kuvvetimizdir.” sözü şimşekleri kendi üzerine çekmişti. Daha fazla İstanbul’da kalamayan milliyetçiler Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkmasıyla Anadolu’ya kaçmaya başlamışlardır. Bu kaçış ikişer üçer kişilik gruplar halinde ve çok tehlikeliydi. Düzenli olarak silah kaçıran ve milliyetçilerin güvenliğini sağlayan, İzmit’teki ve Adapazarın’daki en kalabalığı 80 kişiden oluşan çetelerdi. Bu çeteler, geceleri milliyetçileri köylerde ağırlıyor, yağmur, çamur, yorgunluk gibi zor şartları hiçe sayıyorlardı. 11 gün süren yolculuğun ardından Ankara Garı’nda Mustafa Kemal ve halk tarafından karşılanan Dr. Adnan ve Halide, o gün bir eve yerleşir ve hemen ertesi gün eski Ziraat akültesi binasında olan karargahta çalışmaya başlarlar. Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi’nden sonra yeni bir meclis kurulması zorunluluğu gündeme gelmişti. Mustafa Kemal her ilden ikişer milletvekili seçilip Ankara’ya gönderilmesini talep eder. 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisi kurulur ve Mustafa Kemal meclis başkanı seçilir.<br />
Bu olaya muhalefet olan Hilafet yanlılarının kurduğu ordu, meclisin kapanması için Ankara’ya doğru yürüyüşe geçer. Bu isyanı bastırabilecek bir tek bu çeteler vardı. Mustafa Kemal bunları durdurmak için Çerkez Ethem’i görevlendirdi. İzmit’te gerçekleşen bu kuvvetlerin çarpışmasından Çerkez Ethem galip geldi. Bu galibiyet çetelerin itibarını artırdı. Ali Fuat Paşa bile üniformasını çıkarıp dağlara çıkmıştı. Çeteler büyük bir kuvvet olmalarına rağmen ordunun himayesine girmeyi reddediyorlardı. İhtiyaçlarını da halktan zorla karşıladıkları için de sürekli sorun yaratıyorlardı.<br />
İlk iş olan düzenli ordunun kurulması, Aralık ayının sonlarına doğru, büyük kavgalarla gerçekleştirildi. Ethem’in 3 bin kişilik ordusu, 100 makineli tüfeği ayrıca 4 topu vardı. Bu gücüne güvenerek meclise; faaliyetlerinin durdurmasını, halkı yeniden savaşa sokmamasını, İstanbul hükümetiyle işbirliği yapmasını söyleyen bir ültimatom gönderdi. Yunanlılar Bursa’ya yürümeye başlamıştı ama Ethem’le Albay Refet, yani kardeşler savaşıyordu. Ethem düzenli odunun kuvvetlerine karşı koyamayıp kuvvetlerini geri çekmek zorunda kaldı. Ordumuzla 11 Ocak’ta (1.İnönü) Eskişehir’in batısında karşı karşıya gelen Yunanlılar Albay İsmet komutasında ağır bir yenilgiye uğradılar. Bundan dolayı, toplanan Londra Konferansı’na Ankara’dan da temsilcileri çağırdılar. Sevr’in bir benzeri olan bu konferanstan bir sonuç alınamamış ve Yunanlılar Afyaon’dan saldırıya geçmişlerdi. 31 Mart’ta (2.İnönü) yine bozguna uğratılan Yunanlılar geri çekilmek zorunda kaldılar.<br />
Bu dönemde askerlere yardım amacıyla Hilal-i Ahmer (Kızılay) Hastahanesi’ne gönüllü olarak hastabakıcı olarak Eskişehir’de, cephe gerisindeki bir hastahanede çalışmaya başladı. Bu arada Yunanlılar boş durmuyor İzmir’I bir silah yığınağı haline çeviriyordu. Bunda İngilizlerin Yunanistan’a yaptığı silah ve maddi desteğin büyük payı vardır. Hazırlıklarını tamalayan Yunanlılar bizim 4 katıumız kadar bir kuvvetle, 9 Haziranda saldırıya geçtiler. Bu saldırılara karşı koyamayan ordumuz, toparlanmak için Sakarya’nın doğusuna çekildi.<span id="more-433"></span><br />
Bu geri çekilme mecliste büyük çalkantılara neden oldu. Yapılan oylamayla Mustafa Kemal başkomutan seçildi. Tekalif-I Milliye emirleri çıkartılıp ordumuzun ikmal işleri halk tarafından yapıldı. Ordunun kurulmasında en çok emeği geçen Refet Paşa durmadan çalışıyor, memleketin her tarafını arayıp, tarayıp gönüllü askerler topluyordu. Savaş başladığında 25.000 askerimiz vardı. Bunların 16.000’i şehit olmasına rağmen savaş sonunda 40.000 askerimiz vardı. 2 ay gibi kısa bir sürede hazırlıklarını tamamladı. İçindeki milli duygularla sürekli dürtülen Halide, silah altına girmeye karar verir. Mustafa Kemal’in karargahında çalışmaya başlar. Buradaki görevi, günlük zaiyat raporlarını tutmak ve yabancı gazeteleri takip edip, yabancı kamuoyunun savaşla ilgili düşüncelerini çevirip Mustafa Kemal’e iletmekti. Ordumuzun Yunanlılara göre sayısının az olmasından dolayı güzel bir savunma planı yapıldı. 25 Ağustos’ta çarpışmalar başladı. Fedakar Türk askerleri öleceklerini bilseler bile mevzilerini terk etmeyip çarpışırlar ve mevzilerimize Yunanlıları sokmazlar. Savaş 22 gün sürmüş ve dünyanın en uzun süren meydan muharebesi olmuştur. 19 Eylül’de başlayan yunan geri çekilişi 16 Eylül günü sonlanmıştı. Artık zafer bizimdi.<br />
Mustafa Kemal’in sabahlara kadar çalıştığını yakından takip eden Halide ona “Savaş bitti. Artık dinlenmeye çekilme vaktiniz geldi.” dediğinde sert bir tepkiyle “Asıl savaş bundan sonra başlıyor.” cevabını almıştı.<br />
22 Eylül’de Mudanya Mütarekesi imzalanmış resmi olarak savaş galibiyetimizle bitmişti. Yunanlılar kaçarken geçtikleri köyleri yakıp yıkmışlardı. Bu savaşta onbaşı rütbesi alan Halide’nin bir görevi daha vardı. Tetkik-i Mezalim Heyeti’nin başına geçmek ve Yunanlıların verdikleri zararları tespit etmek, Anadolu insanına ettiği işkenceleri kayıtlara geçirmekti. Çok acı olayların yaşandığı Anadolu köylerinde halkın yaşadıkları anlatmakla bitmez. Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU, Yusuf AKÇURA ve bir fotoğrafçının olduğu bu heyet çalışmalarını bitirdikten sonra Ankara’ya döner. Döndüğünde, asker üniforması giyen küçük çocuklar, Halide’nin dikkatini çeker. Bunların neci olduklarını yanındaki yüzbaşıya sorar. Bunlar Kazım Karabekir Paşa’nın evlat edindiği, yaşları 6 ile 14 arasında değişen, ailelei savaşta ölmüş, 2 bin kadar yetim Türk çocuğu idi. Bu örnek davranışından dolayı Kazım Paşa’yı ziyaret edip tebrik eder.<br />
Halide Edip yurdumuzun düşmanlardan temizlenmesinden duyduğu huzurla eşyalarını toplayıp İstanbul’a, çocuklarının yanına, doğup büyüdüğü eve döndüğünde Mahmure ablasıyla çocukluk günlerinde olduğu gibi kucaklaşır.</p>
<p>3. ANAFİKRİ:<br />
Her konuda risk almaktan korkup kaçmamalıyız. Eğer Mustafa Kemal kendi<br />
hakkında çıkarılan idam cezasından korkup bir kenara çekilseydi, bugün, bu ülkede yaşamıyor olacaktık.<br />
Hiçbir zaman sürü psikolojisiyle bir yere takılıp gitmemeliyiz. Yaptığımız her hareketi, söyleyeceğimiz her sözü inceden inceye düşünmeliyiz.</p>
<p>4. KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRMESİ:<br />
HALİDE EDİP ADIVAR: Kısa boylu, ingilizce ve fransızca bilen, tanştığı insanlarla çabuk kaynaşan, etkili konuşmalar yapabilen vatansever bir kadın, hastabakıcı, gazeteci, yazar, asker, çevirmen.<br />
ADNAN ADIVAR: Çalışkan, insanlar arasındaki fikir uyuşmazlıklarını gideren, yüreği vatan sevgisiyle dolu bir doktor. Sağlık Bakanlığı ve Meclis İkinci Başkanlığı yapmıştır.<br />
Mahmure: Hlide Edip’in evinde çalışan, ayrıca ona arkadaşlık eden bir mürebbiye.<br />
5. KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER:<br />
.</p>
<p>6. KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:<br />
1882’de İstanbul’da doğmuş, 9 ocak 1964’te İstanbul’da ölmüştür.1901’de Amerikan Kız<br />
Koleji’ni bitirir bitirmez Salih ZEKİ ile evlenmiş Ayet ve Zeki adında iki oğlu dünyaya gelmiştir. Salih ZEKİ’nin ikinci defa evlenmesi nedeniyle ondan ayrılır.1917’de ikinci eşi olan Dr. Adnan Adıvar ile evlenir. Savaş Yıllarında eşi ve Mustafa Kemal için çevirmenlik yapmış, Kızılay’da çalışmıştır. Ordudaki çalışmaları nedeniyle önce onbaşılık sonra da başçavuşluk rütbesini almıştır. Fakat o, halkın da benimsediği onbaşı rütbesini kullanmıştır.<br />
1839’da İstanbul Üniversitesi İngiliz Edebiyatı profesörlüğüne tayin edilmiştir.<br />
1950 yılına kadar bu görevinde kalan Halide Edip, 1950-1954 yılları arasında İzmir milletvekili olarak meclise girmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/turkun-atesle-imtihani-halide-edip-adivar.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Son Ada - Zülfü Livaneli</title>
		<link>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/son-ada-zulfu-livaneli.html</link>
		<comments>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/son-ada-zulfu-livaneli.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Oct 2008 12:50:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>

		<category><![CDATA[Livaneli Son Ada]]></category>

		<category><![CDATA[Son Ada]]></category>

		<category><![CDATA[Zülfü Livaneli]]></category>

		<category><![CDATA[Zülfü Livaneli Son Ada]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/?p=432</guid>
		<description><![CDATA[






 Son Ada  
 Zülfü Livaneli




Livaneli’den alegorik ve sarsıcı bir roman…
Darbeci bir başkan, emeklilik yıllarını geçirmek üzere, herkesin her şeyiyle hoşnut olduğu cennet bir adaya yerleşir. Başkan, ruhuna dek işlemiş olan yıkıcılık potansiyelini, geçmiş politik gücünden de yararlanarak kullanmaya kararlıdır. Bu doğrultuda tüm adayı etkileyecek müdahalelere girişir.
Önceleri sıradan görünen bu müdahaleler, sonunda düşmanı düşmana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--begin www.kitapyurdu.com Tıklama-Satış link--></p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td><script src="http://affiliate.kitapyurdu.com/affiliatepicnew.asp?AID=13021&amp;id=440120&amp;resim=3&amp;boyut=100" type="text/javascript"></script></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: xx-small;"><strong> Son Ada  </strong><br />
<strong> Zülfü Livaneli</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><!--end www.kitapyurdu.com link--></p>
<p>Livaneli’den alegorik ve sarsıcı bir roman…</p>
<p>Darbeci bir başkan, emeklilik yıllarını geçirmek üzere, herkesin her şeyiyle hoşnut olduğu cennet bir adaya yerleşir. Başkan, ruhuna dek işlemiş olan yıkıcılık potansiyelini, geçmiş politik gücünden de yararlanarak kullanmaya kararlıdır. Bu doğrultuda tüm adayı etkileyecek müdahalelere girişir.</p>
<p>Önceleri sıradan görünen bu müdahaleler, sonunda düşmanı düşmana kırdırmaya dek varacaktır. Başta martılar olmak üzere, ada halkı dahil tüm canlılar Başkan’ın acımasızlığından payını alacaktır. Bu arada durdurulamaz görünen bu gidişe direnen bazı sesler de vardır…</p>
<p>Livaneli Son Ada’da, düşsel bir ülkede yaşanan aslında hepimizin aşina olduğu olayları alegorik bir anlatımla verirken, politik ve kişisel ihtiraslarla topluma ve doğaya müdahalelerin sonuçlarını da gözler önüne seriyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/son-ada-zulfu-livaneli.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Define Adası</title>
		<link>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/define-adasi.html</link>
		<comments>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/define-adasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2008 09:58:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[100 Temel Eser (İlköğretim)]]></category>

		<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>

		<category><![CDATA[Define Adası kısa kitap özeti]]></category>

		<category><![CDATA[Define Adası kitap özeti]]></category>

		<category><![CDATA[Define Adası özeti]]></category>

		<category><![CDATA[kısa kitap özeti]]></category>

		<category><![CDATA[kısa kitap özetleri]]></category>

		<category><![CDATA[kitap özeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://wwwwwww.kitapozet.kalemguzeli.net/?p=379</guid>
		<description><![CDATA[






 Define Adası 
 Robert Louis Stevenson 




Kitap Hakkında Bilgi:
Define Adası İskoçyalı yazar Robert Louis Stevenson&#8217;un yazdığı bir macera romanıdır. Ayrı bir kitap olarak 1883 senesinde çıkan bu yapıt, daha önce 1881-1882 yıllarında bir çocuk dergisinde diziler halinde yayınlanmıştır.
Tüm romanların belki de en çok işlenenidir. Tropikal adalar, x işaretli hazine haritaları ile tek gözü kör [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--begin www.kitapyurdu.com Tıklama-Satış link--></p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td><script src="http://affiliate.kitapyurdu.com/affiliatepicnew.asp?AID=13021&amp;id=110361&amp;resim=3&amp;boyut=100" type="text/javascript"></script></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: xx-small;"><strong> Define Adası </strong><br />
<strong> Robert Louis Stevenson </strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><!--end www.kitapyurdu.com link--></p>
<p><strong>Kitap Hakkında Bilgi:</strong><br />
Define Adası İskoçyalı yazar Robert Louis Stevenson&#8217;un yazdığı bir macera romanıdır. Ayrı bir kitap olarak 1883 senesinde çıkan bu yapıt, daha önce 1881-1882 yıllarında bir çocuk dergisinde diziler halinde yayınlanmıştır.</p>
<p>Tüm romanların belki de en çok işlenenidir. Tropikal adalar, x işaretli hazine haritaları ile tek gözü kör ve bantlı, bir eli kancalı, omuzunda papağanı ile belleğimizde canlandırdığımız korsan kavramları üzerinde Define Adasının büyük etkisi olmuştur.</p>
<p>Stevenson Define Adası&#8217;nı yazmaya başladığında 30 yaşındaydı, bu onun bir romancı olarak ilk başarısı olacaktı. İlk onbeş bölüm 1881&#8242;de İskoçya yaylalarında bulunan Braemar&#8217;da yazıldı.</p>
<p><strong>Kitap Özeti:</strong><br />
XVIII. yüzyılın ikinci yarısı okyanusların korsan kaynadığı, uzak adaların inanılmaz maceralara sahne olduğu bir dönemdi. Jim Hawkins, bu karışık günlerde ailesiyle birlikte İngiltere&#8217;nin güney kıyılarındaki Amiral Benbow Hanı&#8217;nda yaşamaktaydı.</p>
<p>Yolu Amiral Benbow&#8217;a düşen Billy Bones isimli eski bir korsan, hanı işleterek kıt kanaat geçinen ailenin yaşamını değiştirecektir. Bones&#8217;un korsan Flint&#8217;in definesinin yerini gösteren bir haritası vardır ve bu harita bir bela mıknatısı gibi bütün korkunç korsanları hana çeker. Harita bir raslantı sonucu Jim Hawkins&#8217;in eline geçer ve heyecanlı bir define avı başlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/define-adasi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gulliver’s Travels</title>
		<link>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/gulliver%e2%80%99s-travels.html</link>
		<comments>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/gulliver%e2%80%99s-travels.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2008 02:51:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>

		<category><![CDATA[Gulliverin gezileri kitap özeti]]></category>

		<category><![CDATA[Gulliver’s Travels kitap özeti]]></category>

		<category><![CDATA[ingilizce kitap özetleri]]></category>

		<category><![CDATA[ingilizce roman özetleri]]></category>

		<category><![CDATA[yabancı kitap özetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://wwwwwww.kitapozet.kalemguzeli.net/?p=380</guid>
		<description><![CDATA[Samuel Gulliver loves travelling and sailing.But he is in danger.The sea and wind are strong.The sea and wind break his ship.He is cold,tired,hungry and thirsty.He sees an island.He swims to it.He runs onto the beach and he sleeps there. Everybody in Lilliput sleeps.But the watchman doesn’t sleep.He goes out in the cold and rain.He walks [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Samuel Gulliver loves travelling and sailing.But he is in danger.The sea and wind are strong.The sea and wind break his ship.He is cold,tired,hungry and thirsty.He sees an island.He swims to it.He runs onto the beach and he sleeps there. Everybody in Lilliput sleeps.But the watchman doesn’t sleep.He goes out in the cold and rain.He walks alone.The watchman is wet and unhappy.It is a very dark night and he is afraid.He walks.He falls down.He looks up.There are strange things around him.<br />
The watchman sees a giant.He is afraid.He escapes.He looks back again.He is sure.It is a giant.<br />
He runs to king’s palace.But the guards stop him.<br />
“The king has visitors.They are signing a wedding contract.<br />
the guards say to him.But the watchman runs past them into the meeting room.<br />
“There is a giant on the beach!? the watchman shouts.<br />
Nobody listens to the watchman.<br />
King Little and King Bombo sign a wedding contract.Because King Little’s daugter Princess Glory is marrying King Bombo’s son Prince David.The watchman comes to palace. “There is a giant on the beach the watchman shouts.Nobody listens to him.Then King Little’s men carry presents.<br />
<span id="more-380"></span><br />
King Little’s daughter sings a song.The song’s name is Faithful.This is the song of Lilliput.Then “We will sing this song at the wedding tomorrow. says King Little. “No,It must be Forever.Because this is the song of Blefesco.says King Bombo.<br />
Then King Bombo is very angry. “This is war says King Bombo.King Little is sad.Because this is war.The watchman comes to palace.The watchman talks to King Little.King Little don’t listen to him.Then King Little listens to him. “Go and find the giant King Little says to the watchman.<br />
The watchman wakes up all the people of Lilliput. “There is a giant on the beach.says the watchman.Nobody believes him.But four men come.Four men follow him.But they don’t find a giant.<br />
The floor starts to move.Because they stand on the giant.They escape and look at the beach.They don’t laugh,they are afraid.</p>
<p>Everybody sees the giant.Everybody believes him.<br />
The watchman is happy.Because everybody listens to him.The people of Lilliput pull the giant to the centre of the city.<br />
Then King Little sees the giant.He is afraid and he escapes to palace.Then the people of Lilliput look in Gulliver’s pockets.They find a watch and a gun.They try to move the gun.But they drop it.It fires.Gulliver wakes up.Everybody escapes.The people of Lilliput are afraid.The king is afraid.Gulliver sees the watchman.He catchs the watchman.The watchman is very afraid.The watchman thinks that the giant wants to eat him.But the giant don’t eat the watchman.The king sees the giant.They talk.Then King Little wants to kill the giant.He calls the guards.They want to kill the giant.Gulliver isn’t afraid.Because they are very small. But the guards don’t kill him.Because King Bombo’s ships attack to King Little’s palace.Then King Bombo’s soldiers see the giant.They are afraid.They escape. King Bombo doesn’t want to escape.But King Bombo escapes.King Little wins the war.Everybody loves Gulliver.Because Gulliver stops the war.<br />
The people of Lilliput have a party for Gulliver.They thank him.<br />
King Bombo is very angry.Then King Bombo sends a message to his spies in Lilliput.King Bombo’s message comes to spies.They read the message.The message says “Kill the giant! The spies have an idea.The spies can use Gulliver’s gun.Then the spies work with his gun.Gulliver comes near to their house.The spies are very afraid.Then a fire starts in their house.Gulliver sees the fire.He stops the fire.Gulliver doesn’t know them.Because they are spies.They want to kill Gulliver.</p>
<p>David and Glory meet in the palace.The watchman hears David’song.The watchman thinks that only a spy can sing Blefesco’s song.The watchman shouts to the guards.The guards fight David.Gulliver picks David up.The guards don’t see Gulliver.Then the watchman says somethings to Glory.Then Gulliver picks Glory up.The spies are ready.Because they want to kill Gulliver.<br />
A message comes from the spies to King Bombo.The message says “We can win the war.King Bombo writes a message.He gives the message to the message bird.The message bird comes to Lilliput.The bird is tired.The watchman sees the message bird.He catchs it.The watchman reads the King Bombo’s message.The message says “Bombo is coming at eight. The watchman tells the people of Lilliput.The people are ready for war.<br />
The watchman looks for Gulliver.Then he finds Gulliver.Because Gulliver can win the war.Gulliver goes to the beach.The spies catch the watchman and take the King Bombo’s message.King Bombo’s men shoot at Gulliver.Then Glory and David see the spies.The gun is ready.David jumps on the gun.Gulliver doesn’t die.David dies.The war stops.Gulliver picks him up.Gulliver shouts the people.<br />
The people are very sad.Gulliver says somethings to people.<br />
Then Glory sings her song.David doesn’t die.He sings his song.They sing together their songs.Everbody is very happy.Because the war stops.Gulliver likes the people of Lilliput,but he wants to travel to many places.Because Gulliver is a sailor and traveller.Then Gulliver leaves from Lilliput.The Kings are friends.Gulliver doesn’t forget the people of Lilliput.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/gulliver%e2%80%99s-travels.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Lüzumsuz Adam - Sait Faik Abasıyanık</title>
		<link>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/luzumsuz-adam-sait-faik-abasiyanik.html</link>
		<comments>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/luzumsuz-adam-sait-faik-abasiyanik.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2008 14:36:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[100 Temel Eser (Ortaöğretim)]]></category>

		<category><![CDATA[100 Temel Eser (İlköğretim)]]></category>

		<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>

		<category><![CDATA[kitap özeti]]></category>

		<category><![CDATA[Lüzumsuz Adam kitap özeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://wwwwwww.kitapozet.kalemguzeli.net/?p=387</guid>
		<description><![CDATA[






 Lüzumsuz Adam
 Sait Faik Abasıyanık




KİTABIN ADI : Lüzumsuz Adam
KİTABIN YAZARI : Sait Faik Abasıyanık
YAYIN EVİ : Bilgi Yayınevi
BASIM YILI : 1987
Kitabın Konusu
Mansur Bey adlı,bütün günleri aynı faaliyetler çerçevesinde geçen bir adamın hikayesi anlatılıyor.Hayatındaki sıradanlıklar ve bundan duyduğu zoraki mutluluk en ince ayrıntısına kadar belirtiliyor.Sonunda ise bu hayattan nasıl vazgeçebilirim sorusunu soruyor kendi kendine.
Kitabın Özeti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--begin www.kitapyurdu.com Tıklama-Satış link--></p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td><script src="http://affiliate.kitapyurdu.com/affiliatepicnew.asp?AID=13021&amp;id=7389&amp;resim=3&amp;boyut=100" type="text/javascript"></script></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: xx-small;"><strong> Lüzumsuz Adam</strong><br />
<strong> Sait Faik Abasıyanık</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><!--end www.kitapyurdu.com link--></p>
<p><strong>KİTABIN ADI : </strong>Lüzumsuz Adam<br />
<strong>KİTABIN YAZARI : </strong>Sait Faik Abasıyanık<br />
<strong>YAYIN EVİ :</strong> Bilgi Yayınevi<br />
<strong>BASIM YILI :</strong> 1987</p>
<p><strong>Kitabın Konusu</strong></p>
<p>Mansur Bey adlı,bütün günleri aynı faaliyetler çerçevesinde geçen bir adamın hikayesi anlatılıyor.Hayatındaki sıradanlıklar ve bundan duyduğu zoraki mutluluk en ince ayrıntısına kadar belirtiliyor.Sonunda ise bu hayattan nasıl vazgeçebilirim sorusunu soruyor kendi kendine.</p>
<p><strong>Kitabın Özeti </strong></p>
<p>Haftanın 7 günü aynı şeyleri yapan Mansur Bey her zaman ki gibi kahvesine gider ve kahve sahibi Yahudi bayanla kapuçinolu fransızca sohbetine başlar.Daha sonra kütüphaneye giderek bir Fransızca dergi alır. <span id="more-387"></span>Çünkü bu dergi yarınki sohbetine yardımcı olacaktır.Öğlene doğru işkembecisine gider ve ekşi ekşi limonlu işkembesini içer Bayram’ın dükkanında. Akşam Fransızca dergisindeki bilmediği kelimeleri tercüme ederken uyuyakalır. Fakat saat 4:30’daki akşam gezintisi için uyanacaktır elbette.Gezinti sırasında akşam olduğunu pastahanesinin perdesi çekilnce anlar.Portakalını alır ve meyhaneden çıkan insanları izlemeye başlar.Daha sonra karşı meyhaneye girer,her zamanki içkisini içer ve her zaman olduğu gibi zurnacı ,zurnasının kamış düdüklerinden birini değiştirirken masasından kalkar.<br />
Yedi seneden beri mahallesinden çıkmayan Hünsar Bey bir gün mahalesinden çıkmaya karar verir.<br />
İstanbulun güzelliği onu büyülemiştir ve aklına ne gelir biliyor musunuz? Dükkanla,evi satıp,gazinodaki alnı dar kızı metres tutup,daha sonra bir Boğaziçi vapuruna binip,Bebek’le Arnavutköy önlerinde oturduğu tabureden kalkıp,kendisini denizin içine bırakıvermek.</p>
<p><strong>Kitabın Anafikri</strong></p>
<p>Her gün aynı şeyleri yapan bir adamın gerçekleştirdiği faaliyetler en ince detayına kadar anlatılıyor.Rutin faaliyetleri gerçekleştirmesine rağmen ,içinde daha değişik şeyler yapma isteğinde olan başka bir insan var ve bu da diğer kişilerle olan ilişkilerinde ve düşüncelerinde açığa çıkıyor.</p>
<p><strong>Kitaptaki Olayların ve Şahısların Değerlendirmesi </strong></p>
<p><strong>Hünsar Bey: </strong>Sakin bir yaşam seven veya başka işlerle uğraşma düşüncesinde olmayan biridir.Detaya inersek işkembe çorbası içmeyi seven,Fransızca’ya meraklı ,tek geliri dükkan kirasından ibaret bir insan…<br />
<strong>Bayram : </strong>İşkembe dükkanının sahibi.<br />
<strong>Salomon : </strong>Portakal satıcısı.<br />
<strong>Yahudi Kadın : </strong>Pastahanenin sahibi .</p>
<p><strong>Yazar Hakkında Bilgi</strong></p>
<p><strong>Sait Faik Abasıyanık</strong></p>
<p>1906- Sait Faik Abasıyanık Adapazarı’nda doğdu.<br />
1912 -1924  İlköğrenimini Adapazarı Rehber-i Terakki Mektebi’nde yaptı.İki yıl Adapazarı İdadisinde okudu.<br />
1925-1928 İstanbul Sultanisinde başladığı orta öğrenimini Bursa Erkek Lisesi’nde bitirdi.Şiir yazmaya yöneldi.<br />
1930-İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde bir süre okudu.İlk yazısı ve hikayesi “Uçurtmalar” yayımlandı.<br />
1931-Babasının isteğini kabul ederek iktisat öğrenimi için isviçre’nin Lozan kentine gitti.Oradan da Fransa’nın Grenoble kentine geçti.<br />
1933-İstanbul’a döndü;bir süre Halıcıoğlu Ermeni Yetim Mektebi’nde Türkçe öğretmenliği yaptı.<br />
1936-Semaver’I yayımladı.<br />
1938-Marsilya’ya gitti.<br />
1939-Sarnıç ve Şahmerdan’ı yayımladı.Babası öldü.<br />
1940-‘Çelme’ adlı hikayesi yüzünden dava açılarak askeri mahkemede yargılandı ve aklandı.<br />
1944-Medarı Maişet Motoru yayımlandı ve toplatıldı.Hastalandı,siroz tanısı kondu.Bir küskünlük dönemine girdi.Bu dönemde Burgaz Adasında yaşamaya başladı.<br />
1948-Lüzumsuz Adam yayimalndı.Küskünlük dönemi sona erdi.Kent yaşamı ağır basmaya başladı.<br />
1950-Mahalle Kahvesi ve Havada Bulut yayımlandı.Pasaport aldı,pasaportuna “mesleksiz” yazıldı.<br />
1951-Fransa’ya tedavi olamay gitti.Paris,hastane,kaçış.Kumpanya yayımlandı.<br />
1953-Kayıp Aranıyor ve Şimdi Sevişme Vakti yayımlandı.Uluslararası Mark Twain Derneği,yazara onur üyeliği verdi.<br />
1954-Az Şekerli ve Alemdağ’da Var Bir Yılan yayımlandı.11 Mayıs’ta İstanbul’da öldü.<br />
1955-Tüneldeki Çocuk yayımlandı.<br />
1956-Mahkeme Kapısı yayımlandı.<br />
1964-Burgaz Adası’ndaki evi müzeye dönüştürüldü.<br />
1970-1989-Bütün eserlerinin toplu basımı gerçekleştirildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/luzumsuz-adam-sait-faik-abasiyanik.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk-ı Memnu Oyuncuları - Resimleri</title>
		<link>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/ask-i-memnu-oyunculari-resimleri.html</link>
		<comments>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/ask-i-memnu-oyunculari-resimleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Sep 2008 03:58:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Downloads]]></category>

		<category><![CDATA[Aşk-ı Memnu Oyuncuları]]></category>

		<category><![CDATA[Aşk-ı Memnu Resimleri]]></category>

		<category><![CDATA[Behlül Resimleri]]></category>

		<category><![CDATA[Beren Saat Resimleri]]></category>

		<category><![CDATA[Hazal Kaya Resimleri]]></category>

		<category><![CDATA[Kıvanç Tatlıtuğ Resimleri]]></category>

		<category><![CDATA[Nebahat Çehre Resimleri]]></category>

		<category><![CDATA[Saadet Işıl Aksoy Resimleri]]></category>

		<category><![CDATA[Selçuk Yöntem Resimleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/?p=431</guid>
		<description><![CDATA[


 
  
 
 


Bihter-Beren Saat
Behlül-Kıvanç Tatlıtuğ
Adnan-Selçuk Yöntem
Nihal-Hazal Kaya
Peyker-Saadet Işıl Aksoy
Firdevs-Nebahat Çehre

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="snap_preview">
<p style="text-align: center;"><!-- see gallery_shortcode() in wp-includes/media.php --></p>
<div class="gallery snap_nopreview">
<dl class="gallery-item"> </dl>
<p style="text-align: center;"><img class="attachment-thumbnail" src="http://askimemnudizisi.files.wordpress.com/2008/08/beren-saat1.jpg?w=60&amp;h=96" alt=" Aşk ı Memnu Oyuncuları   Resimleri" width="60" height="96" title="Aşk ı Memnu Oyuncuları   Resimleri" /> <img class="attachment-thumbnail" src="http://askimemnudizisi.files.wordpress.com/2008/08/hazalkaya.jpg?w=64&amp;h=96" alt=" Aşk ı Memnu Oyuncuları   Resimleri" width="64" height="96" title="Aşk ı Memnu Oyuncuları   Resimleri" /> <img class="attachment-thumbnail" src="http://askimemnudizisi.files.wordpress.com/2008/08/kivanc.jpg?w=73&amp;h=96" alt=" Aşk ı Memnu Oyuncuları   Resimleri" width="73" height="96" title="Aşk ı Memnu Oyuncuları   Resimleri" /><img class="attachment-thumbnail" src="http://askimemnudizisi.files.wordpress.com/2008/08/selcuk.jpg?w=117&amp;h=96" alt=" Aşk ı Memnu Oyuncuları   Resimleri" width="117" height="96" title="Aşk ı Memnu Oyuncuları   Resimleri" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="attachment-thumbnail" src="http://askimemnudizisi.files.wordpress.com/2008/08/thumb2.jpg?w=94&amp;h=96" alt=" Aşk ı Memnu Oyuncuları   Resimleri" width="94" height="96" title="Aşk ı Memnu Oyuncuları   Resimleri" /> <img class="attachment-thumbnail" src="http://askimemnudizisi.files.wordpress.com/2008/08/wl1hazirangecesiby3dfx4he9.jpg?w=128&amp;h=96" alt=" Aşk ı Memnu Oyuncuları   Resimleri" width="128" height="96" title="Aşk ı Memnu Oyuncuları   Resimleri" /></p>
<dl class="gallery-item" style="text-align: center;"> </dl>
<p style="text-align: center;"><br style="clear: both;" /></p>
</div>
<p style="text-align: center;">Bihter-Beren Saat<br />
Behlül-Kıvanç Tatlıtuğ<br />
Adnan-Selçuk Yöntem<br />
Nihal-Hazal Kaya<br />
Peyker-Saadet Işıl Aksoy<br />
Firdevs-Nebahat Çehre</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/ask-i-memnu-oyunculari-resimleri.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıkla ilgili güzel sözler</title>
		<link>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/saglikla-ilgili-guzel-sozler.html</link>
		<comments>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/saglikla-ilgili-guzel-sozler.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2008 20:24:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Haftası]]></category>

		<category><![CDATA[Veremle Savaş Haftası]]></category>

		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/?p=427</guid>
		<description><![CDATA[* Güneş ve temiz hava, verem mikrobunun düşmanıdır.
* İnsan veremli doğmaz, doğduktan sonra verem mikrobunu başkalarından alır.
* Güneş girmeyen eve doktor girer.
* Alkol, veremin en yakın dostudur.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>* Güneş ve temiz hava, verem mikrobunun düşmanıdır.</p>
<p>* İnsan veremli doğmaz, doğduktan sonra verem mikrobunu başkalarından alır.</p>
<p>* Güneş girmeyen eve doktor girer.</p>
<p>* Alkol, veremin en yakın dostudur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/saglikla-ilgili-guzel-sozler.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Veda / Esir Şehirde Bir Konak - Ayşe Kulin</title>
		<link>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/veda-esir-sehirde-bir-konak-ayse-kulin.html</link>
		<comments>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/veda-esir-sehirde-bir-konak-ayse-kulin.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Aug 2008 18:00:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>

		<category><![CDATA[Ayşe Kulin]]></category>

		<category><![CDATA[Esir Şehirde Bir Konak]]></category>

		<category><![CDATA[roman özeti]]></category>

		<category><![CDATA[türk edebiyatı]]></category>

		<category><![CDATA[türkçe roman özeti]]></category>

		<category><![CDATA[Veda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/?p=429</guid>
		<description><![CDATA[Ayşe Kulin, Osmanlı İmparatorluğu’nun son günlerinde, işgal altındaki İstanbul’da bir konakta yaşananları anlatıyor bu kez. Son Maliye Nazırı ve ailesi aracılığıyla o dönemin resmini çizen Veda, çökmekte olan bir tarih ile yeni bir gelecek arayan Milliciler arasında sıkışan o dönem Osmanlı aydınının da öyküsünü dile getiriyor.
Ayşe Kulin’in her zamanki ustalıklı ve sürükleyici üslubu ile okurlarının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ayşe Kulin, Osmanlı İmparatorluğu’nun son günlerinde, işgal altındaki İstanbul’da bir konakta yaşananları anlatıyor bu kez. Son Maliye Nazırı ve ailesi aracılığıyla o dönemin resmini çizen Veda, çökmekte olan bir tarih ile yeni bir gelecek arayan Milliciler arasında sıkışan o dönem Osmanlı aydınının da öyküsünü dile getiriyor.</p>
<p>Ayşe Kulin’in her zamanki ustalıklı ve sürükleyici üslubu ile okurlarının elinden bırakamayacakları bir kitap bu. Günümüz Türk edebiyatında neredeyse eşsiz olan, biyografik veriler ile roman tekniğini birleştirmekteki ustalığını bir kez daha sergileyen Kulin, bu kez bir İstanbul öyküsü bir imparatorluk tarihini birlikte ele alıyor.</p>
<p>(Tanıtım Yazısından)</p>
<p>Yazarı: Ayşe Kulin<br />
Yayınevi: Everest Yayınları<br />
Basım Yılı: 2007<br />
400 sayfa<br />
Türk Edebiyatı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitapozet.kalemguzeli.net/veda-esir-sehirde-bir-konak-ayse-kulin.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
